"Tüm Çerezleri Kabul Et" seçeneğine tıklayarak, sitede gezinmeyi geliştirmek, site kullanımını analiz etmek ve pazarlama çabalarımıza yardımcı olmak için cihazınızda çerezlerin depolanmasını kabul edersiniz. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikamızı inceleyin.

Relate İndir, İyi Hissetme Yolculuğuna Hemen Başla!

Ayrılık Sonrası Yapılmaması Gerekenler

Ayrılık Sonrası Yapılmaması Gerekenler

Ece Karya Özkan
3/4/2024
Ayrılık Sonrası Yapılmaması Gerekenler

Hangi sebeplerden olursa olsun bir ilişkinin bitişi duygusal olarak hayatımızda bizi en zorlayan süreçlerden biri olabiliyor. Sevdiğimiz, beraber sayılmaz anılarımızın olduğu, varlığına alıştığımız ve bağlandığımız birinin hayatımızdan çıkışı, beraberinde acı veren duygular getirebiliyor. İlişkiyi bitiren taraf biz olsak dahi sevmeye ve özlemeye devam edebiliyoruz. İlişkiyi bitirdiği için karşı tarafa öfkelenmenin yanında kendimizi yalnız ve değersiz hissederken bulabiliyoruz. Belki ilişkinin neden bitmesi gerektiğini anlıyor ve bunun iki tarafa da iyi geleceğini kabul ediyor, ancak ayrılığın yükünü üzerimizden atmak ve hayata geri dönmek için güç bulamıyoruz. Her ne kadar bu duygulardan bazıları birbiri ile çelişiyor gibi gelse de bir ayrılık sonrası bu duyguları bazen sırayla, bazen hepsini bir anda ve en önemlisi de baş etmeye alışkın olmadığımız kadar yoğun bir şekilde deneyimleyebiliyoruz. Tüm bu duyguları taşıyabilmek, iyileştirebilmek ve ilişkimizin yasını tutmak kendi başına hiç kolay olmadığı gibi hissettiğimiz bu yoğun duyguların etkisi ile kendimizi süreci daha da zorlaştıracak şeyler yaparken bulabiliyoruz. Oysaki bazı konularda dikkatli davranarak biten ilişkinin yasını kendimize zarar vermeden tutmak ve daha az sancılı bir iyileşme süreci geçirmek de mümkün olabiliyor. Biz de bu yazımızda ayrılık sonrası yapmaktan kaçınmanın daha iyi olabileceği bu davranışlardan bahsediyoruz!

Sosyal Medyayı Mümkün Olduğunca Kullanmaktan Kaçının.

Ayrılık sonrası, kendimizle baş başa kalmakta zorlandığımız ve duygusal yoksunluk yaşadığımız bir süreç olabildiği için sosyal medyayı daha sık ve dürtüsel bir şekilde kullanma eğiliminde olabiliyoruz. Ancak bu durum ayrılığın ardından iyileşmemizi geciktirebildiği gibi günün sonunda bize iyi gelmeyen davranışlar sergilememize de neden olabiliyor.

Ayrılık Hakkında Paylaşım Yapmayın.

Ayrılık sonrası üzüntü, özlem ya da öfke gibi duygular hissederken bunları ifade etmeye ihtiyaç duymamız oldukça doğal. Ancak bu durum üzerine sosyal medyada paylaşım yapmak ve duygularımızı bu şekilde boşaltmak biten ilişkinin anısına zarar verebildiği gibi bu konuda ruminasyon yapmamıza sebep olduğu için bize de iyi gelmiyor. 

Bunun yanında, eski partnerimizle konuşmayı kestikten sonra da onu özleyebiliyor ve sosyal medyada ayrılık hakkında paylaşım yapmayı, farkında olarak ya da olmayarak ona tekrar ulaşmanın bir aracı olarak görebiliyoruz. Her ne kadar ilişki bittikten sonra eski partnerimizi özlemek insan olmanın bir parçası olsa da özlem duygusu ile bu şekilde baş etmek sürecin daha zor bir hal almasına sebep olabiliyor.

Eski Sevgilinizi Takip Etmeyi Bırakın.

“Acaba ne yapıyor?”, “Başka biri ile görüşmeye başlamış mıdır?” ya da “O da üzülüyor mudur?” gibi sorular ayrılık sonrası ister istemez zihnimizi meşgul edebiliyor. Ancak bu soruların cevabını alabilme ümidi ile eski sevgilimizin profilini kontrol etmek ya da yaptığı paylaşımların küçük detaylarında cevaplar bulmaya çalışmak, bizi eski sevgilimiz üzerine daha çok düşünmeye itmenin ve ayrılığı aşmamıza engel olmanın yanında halihazırda yoğun ve acı verici olan duygularımızın derinleşmesine sebep olabiliyor. Bu süreçte merak ediyor olsak bile o merağın peşine düşmemeyi öğrenmek ve profiline girmemeye çalışmak bize yardımcı olabiliyor. Bunun yanında ana sayfamıza paylaşımları çıktıkça duygusal olarak tetikleniyorsak eski sevgilimizi takip etmeyi bırakmayı değerlendirmek kıymetli olabiliyor.

Bir Şans Daha İstemeyin.

Ayrılık sonrası yaşadığımız özlem ve bağlandığımız birinden kopmanın verdiği acı bazen öyle yoğun oluyor ki kendimizi ilişkiye geri dönmenin daha iyi olacağına inanırken bulabiliyoruz. Biten bir ilişkiden bahsettiğimizde bitmesine neden olan olumsuz faktörlerin yanında o zamana kadar sürmesini sağlayan birçok olumlu faktörün de olduğunu göz önünde bulundurmak ve güzel olan şeyleri özlemenin, ayrılık kararı ile çatışan bir şey olmadığını anlamak önemli oluyor. Çünkü o ilişkinin bitmiş olmasının somut sebepler, hatırlayabildiğimiz güzel ve tatlı günleri de yok etmiyor. Bu noktada kendimize “Bir şans daha versek ne değişirdi?” ya da “Ayrılmamızın sebepleri gerçekten aşabileceğimiz ya da ikimizin de aşmak için çaba harcamaya istekli olduğu şeyler mi?” diye sormak önlemli olabiliyor. Aksi halde, yaşadığımız acı verici duygulardan kaçmak için bir hevesle ilişkiye geri tutunduğumuzda ayrılık öncesi var olan sebeplerin hala orada olduğu gerçeği ile geç yüzleşebiliyor ve iyileşmemizi ötelediğimiz gibi kendimizi daha da yıpratıcı bir süreç içerisinde de bulabiliyoruz.

İntikam Almayı Aklınızdan Bile Geçirmeyin.

Biten ilişki aldatıldığımız, zarar gördüğümüz ya da küçük düşürüldüğümüzü hissettiğimiz bir ilişki ise ayrılık sonrası hissettiğimiz öfke ile intikam alma planları yaparak baş etmeye yönelebiliyoruz. Ancak karşımızdakine zarar vermek, zarar gördüğümüz gerçeğini değiştirmediği ve adalet duygumuzu onarmadığı gibi yaralarımızı iyileştirmemize de engel oluyor. Ayrılık sonrası aldığımız onca yaradan sonra bize zarar veren o kişiye odaklanmaya devam etmek ve onu incitmenin yollarını düşürmek öz saygımıza daha büyük zarar verebiliyor. Bazen gelişim ve ilerlememize odaklanmak, yaşadıklarımıza verebileceğimiz en güzel cevap oluyor. 

Ortak Arkadaşlarınıza Eski Sevgiliniz Hakkında Soru Sormayın.

Ayrılık sonrası zorlayıcı olabilen bir diğer alan ise eski sevgilimizle paylaştığımız ortak arkadaşlıklaar olabiliyor. Önceden hep bir arada vakit geçirirken ayrılık sonrası ortak arkadaşlarla ayrı ayrı vakit geçirmek durumunda kalmak, eski sevgilimizle beraber vakit geçirdiklerinde neler yaptıklarını merak etmek ve kimi zaman da yalnızca sevgilimizden değil de beraber paylaştığımız arkadaşlardan da ayrılmış gibi hissetmek hayatımızdaki bu değişikliğin daha ağır gelmesine ve kendimizi iyice yalnız hissetmemize sebep olabiliyor. Bu durumda arkadaşlarımıza sık sık eski sevgilimizin ne yaptığını ya da nasıl olduğunu sormak arkadaşlarımızın bizden uzaklaşmasına sebep olabiliyor. Üstelik onları da ayrılık sürecinde zor bir konumda bırakabiliyoruz. Bu noktada da yine merağımızın peşinden gitmemek ve ortak arkadaşlarımızla sevgilimiz dışında sahip olduğumuz ortak şeylere odaklanarak arkadaşlarımızla vakit geçirmek iyileşme sürecimizi rahatlatabiliyor.

Karşınıza İlk Çıkan Kişiyle Flörtleşmeyin.

Ayrılık sonrası hissettiğimiz yalnızlıkla baş başa kalmak bir süre dayanılmaz gelebiliyor. Her ne kadar biten ilişkimize takılı kalmamak ve hayatımıza yeni insanları dahil edebilmek sağlıklı olsa da bu durum henüz ayrılık tazeyken acı verici de olabiliyor. Hissettiğimiz yoğun duygular sebebi ile karşımızdaki kişinin aslında bizim için ne kadar iyi olduğunu doğru değerlendiremeyebiliyoruz. Üstelik bu yeni flörtleşme ayrılığın ardından bize eski sevgilimizi hatırlatabildiği için duygusal olarak dengemizi sağlamakta zorlanabiliyoruz. Bu noktada bir süre kendimizle baş başa kalmaya izin vermemiz ve “Biz”den sonra “Ben” olmayı öğrenmeyi denememiz bize daha iyi gelebiliyor.

Kirli Çamaşırları Etrafa Dökmeyin.

Yıprandığımız, haksızlığa uğradığımız ya da kötü muamele gördüğümüz bir ilişkinin bitişinden sonra yaşadığımız duygularla baş edebilmek için başvurduğumuz bir diğer yöntem de ilişkiye ve eski sevgilimize dair yakın çevremize şikayette bulunmak oluyor. Bu durum her ne kadar kısa süreli bir rahatlama verse de uzun vadede tüm bu kötü deneyimler üzerine daha fazla düşünmemize ve bize zarar veren bir öfkeyi sürekli olarak büyütmemize neden olabiliyor. Elbette duygularımızı ve deneyimlerimizi güvendiğimiz insanlarla paylaşarak dertleşmenin ve destek almanın önemli bir iyileştirici gücü var, ancak bunu kirli çamaşırları etrafa dökme ritüeli haline getirmemekte de fayda var.

Ayrılığın Hayatınızı Mahvetmesine İzin Vermeyin.

Ayrılık sonrası yaşadığımız yoğun duygulara dair kritik olan bir diğer şey de sanki hiç geçmeyeceklermiş gibi hissettirmeleri. Öyle ki, bir daha hiç sevemezmişiz ya da bir daha hiç eskisi gibi iyi olamazmışız gibi hissedebiliyoruz. O anda buna kendimizi inandırmak zor gelse de, biz onlara inatla tutunmadıkça ve bazı ağır duyguları sağlıklı bir şekilde yaşamak için kendimize izin verdikçe, bir anda olmasa da zamanla elbette geçiyorlar. Hayat her zaman yeniden başlayabiliyor. Geçmiş ilişkimizin açtığı yaraları onarmak da tekrar aşık olabilmek de zamanla mümkün hale geliyor.

Ayrılık Sonrası da #Relate Yanında!

Bir süredir “Biz” iken artık “Ben” olabilmeyi de öğrenmek ve ayrılığın getirdiği yası sağlıklı bir şekilde deneyimleyebilmek istersen Relate yanında! “Ayrılık Sonrası Toparlanmak”, “Ayrılık Acısından Kurtulmak” ya da “Toksik İlişkiden Sonra İyileşmek” yolculuklarına başlayarak ayrılık sonrası kendini daha güçlü bir şekilde toparlamak için bizden destek alabilirsin ve senin için hazırladığımız görevlerle her gün bu konuda somut adımlar atabilirsin. 

Bu ve benzeri konularda daha fazla bilgi edinmek için şimdi kendine Relate üyeliği hediye et! Hemen edindiğin bilgileri hayatına uygulamaya ve daha iyi hissetmeye başla.
RELATE'İ ÜCRETSİZ İNDİR

Diğer Blog Yazılarımız:

DİĞER YAZILAR