"Tüm Çerezleri Kabul Et" seçeneğine tıklayarak, sitede gezinmeyi geliştirmek, site kullanımını analiz etmek ve pazarlama çabalarımıza yardımcı olmak için cihazınızda çerezlerin depolanmasını kabul edersiniz. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikamızı inceleyin.

Relate İndir, İyi Hissetme Yolculuğuna Hemen Başla!

Müzik Terapisi Nedir ve Nasıl Çalışır?

Müzik Terapisi Nedir ve Nasıl Çalışır?

Aydan Albayrak
27/3/2024
Müzik Terapisi Nedir ve Nasıl Çalışır?

Ne sıklıkla müzik dinliyorsun? Çaldığın bir müzik aleti var mı? Müzik, geçmişten günümüze hayatımızla iç içe geçmiş durumda. Tüm duygularımıza eşlik edebiliyor. Hatta müzik, bir terapi yöntemi olarak kullanılması itibariyle iyileştirici bile olabiliyor. Nasıl olduğunu merak ediyorsan beraber incelemeye ne dersin?

Müzik terapisi nedir?

Müziğin insanların psikolojik, fiziksel, bilişsel, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını desteklemek için kanıta dayalı olacak şekilde kullanılmasına “müzik terapisi” deniyor. Bu terapi yöntemi, onaylanmış bir programı tamamlayıp sertifika almaya hak kazanmış alanında uzman kişiler tarafından uygulanıyor. Bu uzmanlar “müzik terapisti” olarak adlandırılıyor. 

Müzikle terapinin ortaya çıkışı I. ve II. Dünya Savaşı zamanlarına dayanıyor. Savaş gazilerini hastanelerde ziyaret eden müzisyenler, gazilerin müziğe hem fiziksel hem de psikolojik olarak olumlu yanıt verdiklerini görüyor. Bunun üzerine, profesyonel bir şekilde hastanelerde çalışmaya başlıyorlar.

Öte yandan, bu terapi türü, bebeklerden yaşlılara herkese iyi gelebiliyor. Çünkü müzik, insanların dünyayla bağ kurmalarını ve kendilerini daha iyi bir şekilde ifade etmelerini sağlıyor.

Bu terapi türünün dört ana yöntemi bulunuyor: reseptif, yeniden yaratma, doğaçlama ve besteleme. Haydi bu türlerin neler olduğuna beraber göz atalım!

  • Reseptif Yöntem

Reseptif veya alıcı diye adlandırabileceğimiz bu yöntemde danışan pasif bir dinleyici konumunda bulunuyor. Danışan sadece sessizce oturarak çalan müziği dinleyebileceği gibi dinlediği sırada duygularını çalan şarkının sözleriyle, dans hareketleriyle veya sanatın bir başka türüyle de ifade etmeyi tercih edebiliyor.

Bu yöntem uzmanlar tarafından; danışanların rahatlamasını sağlamak, hafızalarını canlandırmak veya işitsel duyularını geliştirmek amacıyla kullanılabiliyor. 

  • Yeniden Yaratma Yöntemi 

Bu yöntemde danışan terapistle beraber seçtiği bir şarkıya sesiyle veya bir müzik aletiyle eşlik ediyor. Bu şarkı, danışanın bildiği bir şarkı olabileceği gibi ilk defa duyduğu bir şarkı da olabiliyor. Şarkıya eşlik ederek yeniden yaratma yöntemi, danışan için oldukça eğlenceli olabildiği gibi danışanı aktif katılıma da teşvik edebiliyor.

Yeniden yaratma yöntemi, bir müzik aletinin kullanılması ile uygulandığı için ince ve kaba motor becerilerinin güçlenmesini sağlayabiliyor. Böylece, danışanın beden farkındalığını da artırabiliyor. Bunun yanı sıra, danışan kendini yeni bir yolla, müzikle ifade etmeyi deneyimlediği için sosyal becerileri de kuvvetleniyor. 

  • Doğaçlama Yöntemi

Doğaçlama yöntemi; şarkı söyleyerek, müzik aleti çalarak veya eller ve ayaklarla ritim tutarak spontane bir şekilde müzik yapımını içeriyor. Bu terapi yönteminde danışan aktif bir rol alırken terapist danışanın yaratımı sırasında ona eşlik ediyor ve yarattığı doğaçlama müziğe göre ruh hâline dair yorumlarda bulunuyor. Peki doğaçlama yöntemi ne gibi faydalar sağlıyor?

Bu yöntemde danışan kendi tercihlerine yönelik özgür seçimler yapması konusunda cesaretlendiriliyor. Bu sırada danışana kendini serbestçe ifade etmesi imkanı da sağlanarak iletişim becerileri destekleniyor.

  • Besteleme Yöntemi

Besteleme yöntemiyle, danışan var olan bir müzik kalıbına bağlı kalmadan kendini müziğini yaratıyor. Doğaçlama yönteminden farklı olarak danışan, terapistin desteği sayesinde daha planlı bir şekilde ilerliyor. Ortaya çıkan parça, danışanın isteğine göre daha sonra kaydedilebiliyor veya danışan bu parçayı istediği kişilerin önünde canlı bir şekilde icra edebiliyor.

Besteleme yöntemi, danışanların yaratıcılığını ve öz güvenini güçlendirmenin keyifli bir yolu olabiliyor. Bunun dışında, danışana duygularını ifade edebilmesi için alternatif bir yol sunuyor. Örneğin, yas sürecinde olan bir danışan besteleme yöntemiyle yaşadığı acıyı, hüznü, hayal kırıklığını, suçluluğu kendince dışa vurabiliyor.

Müzik Terapisi Türleri

Analitik Müzik Terapisi

Bu yaklaşım, 1970’lerin başında Mary Priestley tarafından geliştiriliyor. Bu yaklaşımda öncelikle, danışanın terapiye getirmek istediği konu göz önünde bulundurularak bir tema belirleniyor. Sonra danışan, kendi sesini veya seçtiği bir müzik aletini kullanarak bu tema çerçevesinde doğaçlama bir müzikal diyalog yaratıyor. Bu şekilde, danışanın içinde bulunduğu durum ile ilgili bilinç dışı düşüncelerinin dışa vurulduğu düşünülüyor. Bu sürecin ardından danışan ile terapist, müziğin ortaya çıkış aşamasında açığa çıkan düşünceler üzerine konuşuyor.

Benenzon Müzik Terapisi

Benenzon yaklaşımı, 1966 yılında Rolanda Benenzon tarafından geliştiriliyor. Benenzon, her insanın kendisine özgü bir sesli kimliğinin bulunduğunu öne sürüyor. Bu yaklaşımda danışanların terapistlerle sözel olmayan yöntemlerle bağlantı kurmasına odaklanılıyor. Öte yandan, danışanların yaratıcılıklarını kullanarak insanlarla yeni iletişim kanalları açmaları hedefleniyor. 

Bilişsel Davranışçı Müzik Terapisi

Bilişsel davranışçı yaklaşım, Clifford Madsen ve arkadaşları tarafından bulunuyor ve Michael Thaut’un katkılarıyla geliştiriliyor. Bu model, bilişsel davranışçı terapi ile müziği buluşturuyor. Bilişsel davranışçı modelde müzik, bir öğrenme yöntemi olan klasik koşullanmadaki uyarıcı görevi görüyor. Böylece danışanın sergilemek istediği davranışlarını pekiştirmesi ve sergilemek istemediği davranışlarını azaltması için kullanılıyor. Örneğin, danışan bir durumda istemediği bir davranışta bulunduğunda kendisine dinletilen bir parça, sonradan benzer bir durumun içinde olduğunda istemediği davranış yerine alternatif bir davranış sergilemesi için hatırlatıcı görevi görebiliyor. Aynı şekilde, bu yaklaşımda müzik dikkati toplamak için de bir araç olabiliyor. Örneğin, danışan odaklanmakta zorlandığı için erteleme davranışını çok sık sergiliyorsa seçilen bir parça ya da müzik türü ona odaklanmasını hatırlatarak yapacağı iş için dikkatini toplamasına yardımcı olabiliyor.

Bonny’nin Rehberli İmgelem ve Müzik Terapisi

Helen Lindquist Bonny tarafından 1970’lerin başında kurulan bu yaklaşım, aktif olarak müzik dinleme sürecini ön planda tutuyor. Bu modelde 30 ila 50 dakikalık bir süre boyunca danışan klasik müzik dinlerken bir yandan da terapistin yönlendirmesiyle hayatının farklı yönlerini tekrardan hatırlıyor. Bu esnada imajinasyondan, resimden veya terapist ile sözel iletişimden yararlanılabiliyor. Danışan terapistle üzerine çalışmaya karar verdikleri konuya dair anılarını gözünde canlandırabiliyor veya resmedebiliyor. Sonrasında terapistle bu anılar ve anılarla çalışırken hissettiği duygular üzerine konuşabiliyor.

Nordoff-Robins Müzik Terapisi

Yaratıcı müzik terapisi olarak da bilinen bu yaklaşım, ilk kez 1960’larda Paul Nordoff ve Clive Robbins tarafından çocuk danışanlarla kullanılıyor. Hümanist psikolojiden ilham alınarak geliştirilen bu yaklaşımda, herkesin doğuştan müziğe yatkınlığı olduğu gerçeği temel alınıyor. Nordoff-Robins modelinde genellikle terapist piyano veya gitar ile fon oluştururken çocuk davul veya zil ile bu fon müziğine eşlik ediyor. Burada odak, çocuk ile terapistin arasındaki sözlü veya sözsüz iletişimde oluyor. Bu sayede, çocuğun başkalarıyla bağ kurma ve iletişim kurma becerilerinin gelişimine odaklanılıyor.

Nörolojik Müzik Terapisi

Bu yaklaşım, özel tekniklerle müziğin kişinin bilişsel ve davranışsal süreçlerindeki etkisini araştırıyor. Bu yaklaşım, müziğin ritmi veya melodisi gibi farklı özelliklerine odaklanarak beyinde yeni sinirsel bağlar kurmayı hedefliyor. Nörolojik yaklaşım özellikle bilişsel, motor veya duyusal becerilerde sıkıntılar deneyimleyen danışanların bu alanlardaki işlevselliklerini artırmak için onlara belli başlı kazanımlar sağlıyor.

Bahsettiğimiz bu yaklaşımların dışında vokal psikoterapi ve grupla yapılan müzik terapisi gibi farklı yaklaşımların da bulunduğunu söyleyebiliriz. Vokal psikoterapide danışanların ses ve nefes egzersizleri sayesinde kendi iç seslerini ve duygularını fark etmeleri ve kendileriyle daha derin bir bağ kurmaları hedefleniyor. Grupla yapılan müzik terapisinde ise grubun sosyal etkileşimine ve danışanların grup dinamiğini nasıl şekillendirdiğine odaklanılıyor.

Müziği Terapi Olarak Kullanmanın Faydaları

Günlük hayatımızda müzik dinlemenin veya müzikle uğraşmanın farklı durumlarda bize iyi geldiğini görebiliyoruz. Dans etmek istediğimiz zamanlarda enerjik bir müzik açarken sakin hissettiğimizde daha yavaş bir müzikle huzur bulabiliyoruz. Öte yandan, kimi zaman çalışırken odaklanmak için kimi zaman da sevdiklerimizi hatırlamak için müzikten yararlanabiliyoruz.

Bunların yanı sıra, müziği terapi olarak kullanmak:

  • stres seviyemizi azaltıyor ve bizi sakinleştiriyor.
  • uyku kalitemizi artırıyor.
  • hafızamızı güçlendiriyor.
  • iyilik hâlimizi artırıyor.
  • öz farkındalığımızı artırıyor.
  • iletişim becerilerimizi geliştiriyor.
  • duygularımızı daha iyi tanımamızı, anlamamızı ve düzenlememizi sağlıyor.

Müzik terapisi hangi konularda yardımcı olabilir?

Yukarıda bahsettiklerimiz dışında da birçok faydası bulunan müzik terapisi, çeşitli fiziksel veya psikolojik rahatsızlıklara da iyi gelebiliyor. Bu terapi türünün etkili olduğu sağlık durumlarından birkaçını şöyle sıralayabiliriz:

  • Anksiyete 
  • Demans
  • Depresyon
  • Diyabet
  • Kalp hastalıkları
  • Kanser
  • Travma sonrası stres bozukluğu 
  • Travmatik beyin hasarı

Müzik ile uygulanan terapilerin fiziksel veya psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde doğrudan kullanılmadığını, bu durumların danışanlar üzerinde yarattığı yükü hafifletebilen bir iyilik hali artırma aracı olduğunu hatırlatmak isteriz.

Müziğin bir terapi yöntemi olarak kullanıldığını öğrenmek sana neler düşündürdü? Belki müzik dinlerken, şarkı söylerken veya müzik aleti çalarken müziğin sendeki etkilerine daha çok kulak verebilirsin!

Kendini dinlerken #RelateYanında! 

Relate uygulamasının da kendini iyi hissetme yolculuğunda seni zaman zaman müzikle beslediğini biliyor muydun? Ruh hâline uygun şarkılar dinlemeyi ve duygularını müzikle ifade etmeyi seviyorsan #RelateYanında! Uygulama üzerinden ihtiyaç duyduğun bir yolculuğa başlayabilir ve bu yolculuktaki bonus görevlerde sana uygun şarkılar keşfedebilirsin!

Bu ve benzeri konularda daha fazla bilgi edinmek için şimdi kendine Relate üyeliği hediye et! Hemen edindiğin bilgileri hayatına uygulamaya ve daha iyi hissetmeye başla.
RELATE'İ ÜCRETSİZ İNDİR

Diğer Blog Yazılarımız:

DİĞER YAZILAR