"Tüm Çerezleri Kabul Et" seçeneğine tıklayarak, sitede gezinmeyi geliştirmek, site kullanımını analiz etmek ve pazarlama çabalarımıza yardımcı olmak için cihazınızda çerezlerin depolanmasını kabul edersiniz. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikamızı inceleyin.

Relate İndir, İyi Hissetme Yolculuğuna Hemen Başla!

Deprem Sonrasında Yaşanan Bireysel ve Toplumsal Yas

Deprem Sonrasında Yaşanan Bireysel ve Toplumsal Yas

Psikolog Tuğba Naz Ayyıldız
17/2/2023
Deprem Sonrasında Yaşanan Bireysel ve Toplumsal Yas

Başımıza gelen bazı olaylar üzerimizde yoğun bir korku ve çaresizlik hissi yaratabiliyor. Özellikle gerçekleşen olay sevdiklerimiz veya kendimiz için hayati bir risk oluşturuyorsa bu durumun bizde psikolojik travma yaratma ihtimali artabiliyor. Son günlerde bu tür olaylardan biri olan depremlerle sık sık karşı karşıya kalıyoruz.

Deprem gibi travmatik bir olayın üzerimizde yarattığı ilk etki güvenlik algımızın bozulması oluyor. Yaşadığımız travmatik olay sonucu kendimizin ve yakınlarımızın güvenliğinden endişe duymaya başlıyoruz. Sevdiklerimizin, yuvamızın, duygusal olarak bağlandığımız şehirlerin zarar görmesinin veya kaybının üzüntüsünü yaşamak durumunda kalabiliyoruz. Bu durumu bire bir deneyimlememiş olsak da deneyimlemiş insanların acısı ile empati kurmak ve o acıyı paylaşmak da zorlu bir süreci beraberinde getirebiliyor.

Bireysel Yas Süreci

Deprem gibi olaylar sonrasında olumsuz duygularımız doğal olarak artışa geçebiliyor. Olayın hemen sonrasında ne hissedeceğimizi bilemeyebiliyor, çeşitli olumsuz duygular hissedebiliyor, savaş ya da kaç tepkileri verebiliyor ya da uyku sorunları ve iştahsızlık gibi durumlar yaşayabiliyoruz. Yaşanan olay bizi doğrudan etkilememiş olsa da yardım edemediğimiz için çaresiz hissedebiliyor, sürekli olumsuz haberlere maruz kaldığımız için duygu durumumuzda iniş çıkışlar yaşayabiliyoruz. Depremin öznesi biz olmadığımız için suçluluk duyabiliyoruz. Yediğimiz yemeği, içtiğimiz suyu bile hak etmiyormuşuz gibi hissedebiliyoruz. Duygudurum değişikliklerimizden dolayı iş yaşamımızda ve ilişkilerimizde sorunlar yaşayabiliyoruz. Bütün bu durumlar yas sürecinin bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Ne kadar zorlayıcı bir dönem geçiriyor olsak da sosyal ilişkilerimizden aldığımız destek ve güçle bu durumla sağlıklı bir şekilde baş edebiliriz. Birlik ve dayanışma sayesinde toplumsal boyutta oluşturduğumuz somut planlarla bu deneyimin zamanla başka bir noktaya evrilmesini sağlayabiliriz.

Toplumsal Yas Süreci

Bir topluluk, grup, yerleşim yeri sakinleri, toplum ya da ulus hep birlikte olağandışı bir değişiklik ve kayıp yaşıyorlarsa toplumsal travma durumu yaşanabiliyor. Doğal afetler, savaşlar veya terör saldırıları gibi pek çok kişinin mal ve can kaybı yaşamasına neden olan olaylar toplumların travmatize olması ile sonuçlanabiliyor. Toplumsal travmalar, sadece travmaya maruz kalanları değil, bu olaylara dolaylı bir yolla tanık olan herkesi etkileyebiliyor.

Travmatik durumlarda toplumda korku, çaresizlik, güvensizlik, acı, kayıp, öfke, izolasyon veya yabancılaşma gibi duygular yaşanabiliyor. Toplumsal travma; toplumun değerlerini, gelenek ve göreneklerini, ahlaka ve insanlığa ilişkin inançlarını, diğer topluluklara dair algısını ve dünya görüşünü sarsabiliyor. Algıdaki bu dönüşüm sonrasında toplumların yaşanan olaya tepkisi ve adalet arayışı politik ve kültürel değişimlere sebep olabiliyor.

Toplumsal travmaların iyileşmesi adına toplumun yas tutabilmesine fırsat vermek ve acılarını yaşamalarına izin vermek büyük önem taşıyor. Yas sürecinde toplumlar çeşitli eğlence programları, spor müsabakaları ve etkinlikleri iptal ederek veya erteleyerek yaşanan olayda zarar gören insanlara saygı gösterme ve acılarını paylaştıklarını gösterme yoluna gidebiliyor. Ayrıca yaraların beraber sarılması adına dayanışma göstererek çeşitli organizasyonlar düzenleyebiliyor.

Toplumsal kaybımız için yas tutarken bu sürecin hepimizde farklı yansımaları olabileceğinin farkında olmamız gerekiyor. Herkesle bir araya gelerek topluluk olarak ortak bir acı için bir arada bulunmak hem bireysel hem toplumsal yas tutma sürecimizde bizim için iyileştirici bir yere sahip olabiliyor. Tüm bunların yanında kendi ihtiyaçlarımızı gözetmeyi unutmamamız ve sadece bize özel bir yerde yas tutmak için de kendimize alan tanıyabilmemiz gerekiyor.

Depremin Ardından Kendimiz ve Diğerleri İçin Neler Yapabiliriz?

Deprem sonrasında içimizde oluşan varoluşsal kaygı hakkında düşünmeli ve kendimizi hazır hissettiğimizde bunun üzerine konuşmalıyız. Böylece olumsuz duygularımızdan kaçmak yerine onları paylaşarak içimizdeki sıkıntıyı daha tolere edilebilir bir hale getirebiliriz. Bireysel ve toplumsal boyutta kendimize yas tutmak için izin vermeliyiz.

Yaşadığımız bu büyük depremlerin etkisi uzun vadeli olacak. Binaların ve yapıların inşaatları yeniden tamamlandıktan sonra da depremlerin bizde bıraktığı izler var olmaya devam edecek. Ancak kısa, orta ve uzun vadede bireysel ve toplumsal düzeyde plan yapmamız, bu süreçte öz bakımımızı ve iyilik halimizi ihmal etmememiz bu olumsuzlukların üzerimizdeki etkisinin daha az olmasını ve daha kolay toparlanabilmemizi sağlayacak.

Bu sürecin üstesinden gelmeye çalışırken kendimize şu soruyu sorabiliriz: “Geriye baktığımda beni zorlamış bir deneyimin üstesinden nasıl gelmiştim?” 

  • Covid-19 pandemisinin başladığı zamanlarda neler yapmak size iyi gelmişti?
  • Sevdiklerinizle birlikte zor duyguların üstesinden gelmek için neler yapmıştınız?

O zaman size fayda sağlamış şeyleri bu süreçte yapmanız mümkün olmayabilir. Ya da geçmişteki baş etme yöntemlerinizin deprem sonrasındaki süreçte işe yaramadığını hissedebilirsiniz. Yeter ki denemeye devam edin. Bu süreçte yalnız değilsiniz.

Bu ve benzeri konularda daha fazla bilgi edinmek için şimdi kendine Relate üyeliği hediye et! Hemen edindiğin bilgileri hayatına uygulamaya ve daha iyi hissetmeye başla.
RELATE'İ ÜCRETSİZ İNDİR

Diğer Blog Yazılarımız:

DİĞER YAZILAR